“Sibernetik Denetim Toplumu”nda Kognitaryanın Akıbeti

Poedat Konferansı – Aralık 2018

“Arzulayıcı enerjilerimiz müteşebbis olma hülyalarıyla tuzağa düşürülüyor, libidinal enerjilerimiz ekonominin kuralları uyarınca düzenleniyor, dikkatlerimiz sanal ağların eğretiliğinde hapsoluyor. Zihinsel faaliyetin her bir parçası sermayeye dönüşmek zorunda bırakılıyor.”
Franco Berardi, Ruh İş Başında

Bugün dijital teknolojiler, hırçın neoliberalizmle işbirliği halinde. Bu yeni teknolojilerin sistemin yararına kullanımları bireyleri, toplumları ve gezegeni tehlikeli bir geleceğe taşıyor. Gidişatı değiştirmek imkansızmış gibi duruyor; zaten neoliberalizm de bireylerin gerçekte olup bitenlerin asla anlaşılamayacak kadar karmaşık olduğunu düşünmesinden ve dönüşümün imkansızlığından, umutsuzluktan ve vazgeçişlerden güç alıyor.

Peki başroldeki kavramlar neler?
· Devletler
· Popülist Politikalar
· Küresel Şirketler
· Güvencesiz Emek
· Dijital Teknolojiler
· İnternet

Birçok potansiyale sahipmiş gibi duran internetin ortaya çıkışı Sibernetik bilimine dayanıyor.

Yunanca dümenci anlamındaki “Kybernetes”ten gelen Sibernetik sözcüğü TDK’ya göre “Güdümbilim” şeklinde Türkçeleşiyor. Government sözcüğü de aynı kökten geliyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasındaki dünya gitgide iki kutuplu bir hal alırken Gözetim ve Denetim en önemli iki kavramdı. MIT’deki bir matematikçi, Norbert Wiener, bilim ve teknolojiyi topluma faydalı olacak şekilde ilerletmenin hayallerini kuruyordu. Özellikle bilimin vardığı en korkunç nokta olan atom bombasının ardından ortaya çıkan yoğun kontrol ihtiyacı “Sibernetik” düşüncesini şekillendirmişti.

Sibernetik Bilimi;

Mekanik, fiziksel, biyolojik, bilişsel ve sosyal sistemlerde bilginin işlenmesi, bilgiye verilen tepkinin ve geri bildirimin bilgiyi dönüştürmesi üzerine odaklanıyordu.

Sibernetik genel anlamda canlı ve cansız varlıklarda karşılıklı bilgi iletimi, kontrol ve yönetimini inceliyor. Geribildirim de Sibernetik teorinin merkezinde duruyor. Dijital, mekanik veya biyolojik bilgi işleniyor, gelen tepkilere yani geri bildirimlere göre de üzerinde değişiklikler yapılarak kontrol mekanizmasının mükemmelleştirilmesi ve sistemin tutarlı olması sağlanıyor. Wiener, bir devletin ya da şirketin, negatif geri bildirimler alarak kendini daha iyiye dönüştürebileceğini, eylemlerini düzeltebileceğini düşünüyordu.

Mühendislik, biyoloji, sinirbilim, antropoloji ve psikoloji gibi alanların bir arada çalışmasını sağladı. Sibernetik zamanla servomekanizmaların (elektriksel, mekanik veya hidrolik), otomatik navigasyonun, sinirbilimin, güncel iletişim teorilerinin ve hatta yapay zeka teknolojisinin temelini oluşturdu.

Wiener ve birçok Sibernetikçi, kayda değer devlet ve ordu desteğiyle birlikte, üniversitelerde bilgisayar bilimleri bölümlerini kurdular, önemli bilgisayar şirketlerinin kurulmasına ve hatta İnternet’in temeli olan ARPANET’in oluşturulmasına yardımcı oldular. ABD Savunma Bakanlığı’nın finanse ettiği ARPANET, dünyanın dört bir yanına yayılmış ABD ordusu birliklerinin birbirleriyle anlık ve güvenli iletişim kurabilmesi için sibernetik yaklaşımla geliştirilmişti. Zamanla özel sektöre ve kamusal kullanıma açılarak günümüzdeki İnternet halini aldı.

İnternetin kamusallaşması, neoliberal ekonominin de küreselleşmeye başladığı yıllar 80’ler ve 90’lar… Finans dünyası dijital teknolojiler sayesinde her geçen gün daha da güçleniyor. Ve yirminci yüzyıl biterken mutlak ütopya “Siberkültür” olarak algılanmaya başlıyor. Sibernetik sadece finans sektörünü değil, tüm emek ve çalışma eylemlerini dönüştürüyor.

20.yüzyılın endüstriyel kapitalizmi tekrara dayalı emeğin sömürülmesine dayanıyordu. 21.yüzyılın post-endüstriyel kapitalizm ise zihinsel etkinlikleri sömürüyor. Emekçinin kişiliğinin de buna uygun şekilde düzenlenmesi ve yönetilmesi gerekiyor. Tabii yine dijital teknolojiler üzerinden. Sibernetik denetim sistemlerinde bireyler, eleştirel düşünmez; hiçbir özerk denetim uygulayamayacakları büyük sistemlerin bütünleşik parçası olarak konumlandırılır. Yani birer röledir. Bu yüzden neoliberal toplumu yönetmek için kullanılan araçlar da sibernetikten devşirildi: Güdüleme, yönlendirme ve davranışları denetleme teknikleri.

“Sanal anlamda insan, beyin gücüne dayanan” anlamlarına gelen Wetware Sibernetik Denetim Toplumunda bireyleri tanımlayan ana kavram. İnsan zihni sanal ağlarda bir röle olarak kullanılıyor ve aynı zamanda sibernetik tekniklerle denetim altında tutuluyor. Emek sibernetik toplumda gittikçe soyutlanıyor.

Kas gücüne dayalı emek dönüşerek bilişsel emek haline geliyor.
Yani Kognitarya – Bilişsel Emekçi
Üretken bilginin taşıyıcı gücü
Güvencesiz ve hücreselleşmiş
Günümüzün en yaygın işgücü sınıfı

Otomatizm zincirine gönüllü olarak katılıyor. Ekonomik üretim motorları için yakıt oluyor. İş haricinde de tıkladıkça, izledikçe, paylaştıkça artı değer yani veriler yaratıyor, bu verilerin satın alınması ve işlenmesi sayesinde yaratılan dezenformasyonla da manipüle ediliyor.

Mimarlarla avukatlar, reklamcılarla akademisyenler, seyahat acentesi çalışanları ile yazılımcılar çalışırken aynı fiziksel hareketleri yaparlar. Bir ekranın önünde oturmak ve klavyenin tuşlarına basmak. Bu aynı görünen etkinlikler daha sonra ağ üzerinden işlenerek mimari projelere, televizyon senaryolarına, ameliyatlara, köprülere ya da tatillere dönüşür.

Dijital ağlar sayesinde eylemin alanıyla işin alanı birbirine karışıyor, her an çalışmaya hazır kitlelerin sayısı artıyor. Neoliberal sistemin belirgin karakteri olan güvencesizleştirme, kognitarya için artık sıradan bir durum. Kognitaryanın varoluşu hem fiziksel hem de kültürel olarak bireysel. Herkes kendi kaderini yaşar, kendi rotasını çizer, piyasada herkes kendi başına rekabet eder.

Üstelik fabrikada veya ofiste birini günde sekiz saat çalıştırmaya da gerek yok. Artık sadece insan zamanının parçaları sermaye tarafından satın alınıyor. Dijitalleştirilmiş enformasyon emeği, onu üretenden uzaklarda, bambaşka bir yerde kullanılabiliyor.

Mobil Cihazlar: Neoliberal ekonominin ihtiyaçları ile canlı emeğinin arasındaki bağlantı; her tür bedensel toplumsallıktan sıyrılmış yeni üretim bandı. Bilişsel emekçiler daima ulaşılabilir, her an çalışmaya amade, sürekli ağın akışına katılmaya hazır.

Neoliberal kapitalizm canlı yaşamı derinden kontrol ediyor; kadınların, hayvanların, bitkilerin, genlerin ve hücrelerin üretken güçlerini sömürüyor. Aldıklarını, sattıklarını, sevdiklerini, nefret ettiklerini, tercihlerini ve retlerini ağ üzerinden belirliyor.

Sonuç: Cehaletin artışı, saldırganlığın yayılması ve çevrenin tahribatı.

Enformasyon uyaranlarının sonsuz hızına maruz kalan, dünya hakkında çok az bilgi sahibi olduğunu düşünen zihin, ya panikle ya da duyarsızlıkla tepki veriyor. Bir gelecek seçmekten ve onu tasarlamaktan uzaklaşan bireyler gidişatı belirsiz bir dünyada depresif bir atalete sürükleniyor. Berardi buna “bilişsel işçinin bireysel depresyonu” diyor.

Duygusal, fiziksel ve entelektüel enerjimiz, rekabetin ve kimyevi-ideolojik coşku halinin dayattığı ritmi kaldıramaz. Dikkat sonsuz şekilde dağılır. Odak noktası gündelik olandır ve insan ruhunun faydasına bir dönüşüme odaklanmak imkansızdır.

ÇÖKÜŞTEN ÖNCE SON ÇIKIŞ
Ekonomik kriz
İnsanlık krizi
Ekolojik kriz
Çöküşün eşiğindeyiz!

“Felakete götüren eğilimlerin geri döndürülemezliğini kabul etmek vazgeçmek anlamına gelmez” diyor Berardi. Tersine üstümüze düşen kültürel görev, kaçınılmaz olanı rahatlamış bir ruhla yaşamak. Büyük bir geri çekiliş, devasa ölçekte kopuş, ekonomi sahnesini terk ediş, sahte politika şovuna katılmayı reddetme dalgası için çağrı yapmak.

Kognitaryanın sahip olduğu potansiyelleri sistemden geri çekmesi umut vaadeden bir çözüm olabilir. Pasif direniş, sistemden çıkış ve otonomi, günümüz neoliberal tüketim çılgınlığına alternatifler yaratabilir. Kitle iletişiminin şeffaf ve güvenli yapılmasıyla güçlenebilecek otonomiler, doğayla uyumlu yenilikçi teknolojilerin adil ve faydacı kullanımıyla daha da güçlenebilirler.

Beğenelim beğenmeyelim mobil cihazların kullanımı, emeğin örgütlenmesini belirliyor. Dijital ağ, emeğin mekansal ve zamansal anlamda küreselleşmesinin mümkün kılındığı yer. Küresel veri ekonomisinin faydasına olan veri üretimlerimizle sistemi besleyen dijital ağdan, dayanışmayı ve dönüşümü mümkün kılan ağlara geçiş önem taşıyor. Ağ modeli yüzyıllardan beri üretken enerjileri en işlevsel yolla örgütlemeye ve yönlendirmeye yardımcı oluyor.

İNTERNET TOPLUMU vs AĞ TOPLUMU

Ağlar binlerce yıldır ekonomik ve toplumsal örgütlenmenin kaynağı. Tren yolu ağları gibi telgraf, televizyon ve internet-ulaşım ve iletişim ağları…

Bugüne kadar bu ağlar birbirini tamamlayarak ve geliştirerek ilerledi, küresel ağın evrimi tamamlandı. Bundan sonra bu ağlar daha da genişlemeyecek, sadece yoğunlaşacak.

Enformasyon Toplumu;
Faaliyet ve süreçlerin değişen özüne vurgu yapar.
İçerik üzerinde durur.

Ağ Toplumu;
Dikkat ve ilgi değişen örgütlenme biçimlerinde ve (alt)yapılarda.
Modern toplumun biçim ve örgütlenmesine yoğunlaşır.

20. yüzyılın kapitalizmini alt etmeyi başaramamış kol emekçisinin mirasçısı, 21.yüzyılın bilişsel emekçisi Kognitarya, geleceğin belirsiz olduğu bugünlerde, yine ağ modeli üzerinden hayal kurmaya başlayabilir.

Hızlı bir değişim beklemeyelim. Mevcut cehalet, bir olanak alanı olarak görülebilir. Yeni eğilimler yavaşça yüzeye çıkacaktır. Hakim küresel ekonomi yavaşça parçalanıyor. Bu alanı terk eden topluluklar, artık iş aramayan işsizler, kendi hizmet ağlarını yaratan hayalperestler artıyor.

Bugünden ortaya çıkan ekonomi üstü ağlar var:
· Küresel tohum ve tarım ilacı şirketlerine inat atalık tohum takas ağları.
· Şirketlerin sponsorluğunda otosansür üzerinden gelişen kültür endüstrisine inat yerel ve bağımsız sanat toplulukları
· Bağnaz eğitim modellerine inat bilim temelli bağımsız ve ücretsiz eğitim ağları
· Bireyin kenter yalnızlaşmaya ve çaresizliğe itilmesine inat komşu dayanışma ağları,
· Tüketim ekonomisinin satın al-kullan-at alışkanlıklarına inat eşya ve hizmet takas ağları.

Sistemden geri çekilme hızlandıkça müşterek şeylerin ve hizmetlerin paylaşılmasını merkezine alan başka yeni ağlar ortaya çıkacak. Muhtemelen boş zaman, kültür, haz ve duygular lehine özgürleştirilecek.

Berardi’ye göre geleceğin antikapitalist hareketinde;
Yeni Servetler: Özerk tüketim biçimleri, ihtiyaçlarını sınırlamayı mümkün kılan zihinsel modeller ve zorunlu kaynakları paylaşmayı sağlayan habitat modelleri olacak.

Kısa vadede bizi bekleyen görevler:
· Paranoyadan kaçınmak
· İnsani direniş alanları yaratmak
· İleri teknolojili/düşük enerjili modeller üzerine kurulmuş özerk üretim biçimlerini denemek
· Ekonomik büyümeden vazgeçmek ve küçülmek
· Borçlanmamayı başarmak
· Boş zamanı ve geleceği ele geçirmek
· İnsanlara politik değil, terapatik bir dille seslenmek
· Kriminal sınıf ve konformist nüfusla çatışmaktan kaçınmak

KAYNAKLAR
· Ağ Toplumu, Jan Van Dijk
· Cybernetics: Or Control and Communication in the Animal and the Machine, Norbert Wiener
· From Counterculture To Cyberculture, Fred Turner
· Gelecekten Sonra, Franco “Bifo” Berardi
· İnsan Sonrası, Rosi Braidotti
· Neoliberalizmin Mimarlığı, Douglas Spencer
· Ruh İş Başında, Franco “Bifo” Berardi

RELATED POST

NTV – Haber

Doğrulama El Kitabı Türkçe Yayında!

RGB TV – Kayda Değer

İnternet Güvenliği ve Kişisel Verilerin Korunması

Medyascope TV

Yeni Medya ve Sosyal Ağ Krizi

Hangi bilim/kurgu ama neden?

Yeni bilimkurgu nasıl olmalı? 21. yüzyılın algıları değişmiş ve farklı anlamlandırma yolları geliştirmiş bireylerini şaşırtacak, kışkırtacak ve beklenmedik alternatif gerçeklikler…